|
Mustafa Çulcu
|
18.05.2010 -
17:42
|
|
Ne geceydi ama..
Ne geceydi ama, heyecan doruk noktadaydı. Maçların bitimiyle sevinç İstanbul ile Bursa şehirleri arasında gitti geldi. Ekranlarımızın başında bu duygusal,mutlu diğer tarafta üzücü anları seyrettik. Böylesine heyecanlı gecede futbolumuzun marka değerini düşüren Kadıköy'de ki üzücü olayların olmamasını isterdik ne yazık ki yaralananlar, tutuklananlar, yangınlar oldu. Hiçbirini tasvip etmemiz mümkün değil.
Başladıkdan birkaç hafta sonra Ankaraspor'un ihraç edilmesiyle topal bir lig durumuna düşürülen Süper Ligimiz de oldukça ilginç olaylara tanık olduk.
Skandal hakem hataları, olaylı maçlar, tatil edilen maçlar, keyifle seyrettiğimiz maçlar, MHK başkanına özel ulakla edilen küfürler, bazı haftalarda sempatik bazı haftalarda skandal hakem atamaları, MHK başkanının namuslarına adamlıklarına dürüstlüklerine kefil olmasına rağmen geçmişte bazı hakemlerin hakemliğini bitirmesi bunun da hangi yöntem pazarlıklar sonucu yapıldığının değerli bir başkan tarafından kamuoyuna açıklanması, bu açıklamalara MHK'nın cevap veremeyişi, bu açıklama sonunda 'Ben kendimi temize çıkardım' diyerek Hakan Sivriservi'nin hakemliği bırakması, Selçuk Dereli'nin FİFA' da beklediği terfiyi alamayışı sonucu hakemliği bırakması, Cüneyt Çakır'ın UEFA daki başarısı, zaman zaman hakemlerimizin iyi yönetimleri, Beşiktaş taraftarının federasyonu protestoları, üretilen komplo teorileri, senaryolar, on gün önceden bilinen hakem atamaları ve Bursaspor'un Türk Futbolunda devrim diye değerlendirilen şampiyonluğu.
Bunları daha detaylandırabilir, çoğaltabiliriz. Ancak çoğaltamayacağımız tek şey Bursaspor'un şampiyonluğu. Çünkü şampiyon tektir. En son 1984 yılında Anadolu'dan Trabzonspor şampiyon olarak çıkmış tam 26 yıl sonra yine Anadolu'dan Bursaspor şampiyon çıktı. Bu şampiyonluk Bursaspor'a analarının ak sütü gibi helal olsun. Çünkü hak ettiler. Lige renk, heyecan kattılar.Sezon boyu zevkli, seyri güzel futbol oynadılar bizlere seyrettirdiler. Kupayı aldıkları gece yaşananlar ise müthişti. Ne kadar susamışlar şampiyonluğa kent olarak. Neydi o izdiham, o kalabalık? Allah korusun üzüleceğimiz bir olay olacak diye çok korktuk. Neyseki herşey çok güzel bitti.
Bursaspor'un şampiyonluğu futbolumuzda devrim oldu diye değerlendiriliyor. Geçen yıl Sivasspor'dan da bu devrim çok beklendi. Ama olmadı. İkincilik ve Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkı geldi. Bu ikincilik bile devrim olarak değerlendirildi. Sonra ne oldu? Stad iyileştirildi, UEFA standartlarına uygun hale getirildi. Ama Sivasspor,takımını Şampiyonlar Ligi'nde oynayabilecek standartlara getiremediği için ilk turdan ligimize döndü. Bırakın kapasiteyi yükseltecek transferleri yapmayı eldeki en iyileri elden çıkardılar. Bu yıl da küme düşmekten zor kurtuldular. Anlayacağınız Sivasspor'un geçen yıl ligimizdeki başarısı lige renk kattı ama futbolumuzda devrim olmadı.
Bunları Sivasspor'u eleştirmek için yazmıyorum. Bunlar yaşanan gerçekler. Bu gerçeklerden Bursaspor'un ciddi dersler çıkarması gerektiğine inandığım için yazıyorum. Eğer Bursaspor futbolumuzda devrim yarattı ise bu devrim kalıcı olmalı. Çıta daha yukarılara taşınmalı. Devamlılığı olmalı. Bunun için de temeller sağlamlaştırılmalı gerekirse yeni temeller atılmalı. Ben o zaman bu başarıya futbolumuzda devrim oldu derim.
Bursa kent olarak, seyirci olarak, futbola olan tutku olarak, sanayisiyle, ekonomisiyle çok önde bir kent. Bu artıların kurumsallığı tam oturtarak Bursaspor'a yansıması Bursaspor'u Avrupa'da iyi yerlere taşıyacaktır. Geçmişte İntertoto deneyimi olan bu kentin seyirci potansiyelini o maçlarda gördük. Bırakın İntertoto maçlarını U-16 müsabakası oynansa stad neredeyse doluyor. Bu potansiyel 12'nci adam olarak bu yıl nasıl fayda sağladıysa önümüzdeki yıl da hem yurt içinde hem yurt dışında Bursaspor'a büyük katkılar sağlayacaktır.
Böylesine taraftara sahip Bursaspor bu yıl şampiyonluğun getirdiği ekonomik gücü akılcı kullanıp,doğru adımlar atar başarıda devamlılık sağlarsa bu diğer takımlarımıza da örnek olacaktır. Bundan da Türk futbolu kazançlı çıkacaktır.
|
YAZARIN DİĞER YAZILARI
|
|
|