Kuralar çekildiğinde hemen herkes bu eşleşmenin en zorlu ve en keyifli eşleşme olduğu konusunda hemfikirdi.Ancak hiç kimse böylesini tahmin etmiyordu şüphesiz.İlk maçta son neslinin göremediği kupayı alabilmenin hırsı ile iyi oynayan ve 3-0 kazanan Fenerbahçe,ikinci maçta kendisini küçük görmeyi rakibine ağır ödetmek için inanılmaz oynayan ve henüz 63. dakikada 3-0’ı yakalayan Bursaspor.
Uzaktan bakıldığında ne kadar keyifli ve ne kadar adilane gelse de bu eşleşmenin iki ayağı da Türk Futbolu ve Türk Hakemliği adına utanç verici kararlara sahne oldu.Bir eşleşme düşünün ki bir takımın iki nizami golü ve bir apaçık penaltısı verilmesin.Ve o eşleşmenin ilk ayağındaki maçın hakemi çeyrek finalin diğer bir müsabakasının rövanş maçına verilsin.Sanırım bu yazdıklarım Türkiye’den başka bir yerde gerçekleşemezdi ve malesef ki yine Türkiye’de vuku buldu.
Sahaya çıktığında karşısında güçlü bir rakip bulacağını bilen Bursaspor,rakibinin yanı sıra hakemleri de yenmeyi kafasına koymuştu.İlk düdükle beraber oyunu rakip sahaya yıkan Yeşil-Beyazlılar kontra atağa yakalanmaları durumunda ise Ivankov’a güvenmiş gibiydi.Nitekim ilk çeyrekte saldıran taraf Bursa,pozisyon yakalayan taraf ise Fenerbahçe oldu.Fakat işler Sağlam’ın istediği gibi gidince Ivankov önce kalesinde devleşti ardından da takımını henüz 33.dakikada 2-0 öne geçiren golü kaydetti.
Bursaspor’u tek maçta elediğini zanneden Daum büyük yanılgı içerisinde olduğunu anladığında ilk devre sona ermişti.İkinci yarıya Kadıköy Kasabı Bilica’yı kenara alıp Emre’yi sahaya sürerek başlayan Fenerbahçe yine de şaşkınlığını atamamış ve üçüncü golü kalesinde görüvermişti.
İlk maçtan sonra "Fener bize 3 gol attıysa biz de onlara 3 gol atarız" diyen Ertuğrul Sağlam’ı masal anlatmakla küçümseyenleri daha 63.dakikada mahçup eden Bursaspor kalan dakikalar için de ekran başındaki sarı-lacivertlileri titretmeye başlamıştı.Sağlam’ın Sercan hamlesine Alex ile cevap veren Daum’un aklında maçı uzatmalara taşımak vardı artık.Kalan bölümde saldıran Bursaspor direnen ise Fenerbahçe olmuştu.İstanbul ekibinin gardının iyice düştüğünü ve fenerin titrediğini gören Cüneyt Çakır o dakikaya kadar ince ince doğradığı ev sahibini artık alenen engellemeye başlamıştı.Ancak yine de o ana kadar bir golünü iptal edip bir de açık penaltısını vermediği Bursaspor hala pes etmemişti.Son çeyrekte verdiği anlamsız faul kararlarıyla Bursa’nın atak yapmasını engelleyen Çakır’ın yardımı son saniyede filmin kopmasına sebep oldu ve Guiza’nın maçın yıldızlarından İbrahim’e çarpan cılız şutu Ivankov’u çaresiz bırakıp ağlara gitti.
Tüm ülkenin nefesini tutarak izlediği maç hakemin de yardımıyla konuk ekibin yarı finale çıkması ile sonuçlandı fakat Bursaspor geçen hafta zarar gören karizmasını müthiş bir futbol dersi ile tazelemiş oldu.G.Saray ve Beşiktaş’tan sonra Fenerbahçe’yi de mağlup eden Timsahlar nasıl bir takım olduğunu dosta düşmana gösterirken eşleşmede cereyan eden olaylar bu ülkede şampiyon olabilmek için hakemleri de yenmek gerektiğini gösterdi.